ANTİK BİR YÜRÜYÜŞ: KOMMAGENE KRALLIĞI

Kategori: Kurum İçi Sergiler | Alt Kategori: Kişisel Sergi

Sergi Başlangıç: 18.02.2026 | Sergi Bitiş: 26.02.2026


Sergi Afişi

SERGİ HAKKINDA

“Antik Bir Yürüyüş: Kommagene Krallığı” sergisi Kommagene Krallığı’na ev sahipliği yapmış olan Nemrut Dağı ve çevresinde çekilen 25 fotoğraftan oluşmaktadır. Sergide yer alan çalışmalar, Anadolu’nun tarihsel sürekliliğini ve kültürel çeşitliliğine vurgu yapan sadece bir örnektir. Özellikle Nemrut Dağı, yalnızca anıtsal heykelleri ve tümülüsünün yanında, Doğu ve Batı kültürlerinin kesiştiği özgün bir uygarlık alanı olarak Anadolu tarihinde ayrıcalıklı bir öneme sahiptir. Kommagene Krallığı’nın bıraktığı mimari ve simgesel miras, bu coğrafyada inanç ve mekân kavrayışının tarihsel izlerini günümüze taşımaktadır. Sergideki fotoğraflar, bu mirası belgesel bir kayıt anlayışının ötesinde, ışık, renk, yüzey ve mekânsal ilişkiler üzerinden yeniden yorumlamaktadır.

Bu serginin amacı, Anadolu uygarlıklarının Modern Türkiye Cumhuriyeti’ne bıraktığı kadim mirası, tarihsel bir arşiv nesnesi olarak değil, yaşayan ve süreklilik taşıyan bir kültürel değer olarak görünür kılmaktır. Fotoğraflar, antik olan ile çağdaş bakış arasındaki mesafeyi azaltarak, izleyiciyi geçmişle bugün arasında düşünsel bir bağ kurmaya davet etmektedir.

DOÇ. DR. BAYRAM BOZHÜYÜK


KÜRATÖRÜN NOTU

KOMMAGENE BÖLGESİ TARİHİ COĞRAFYASI

Antik dünyada doğu ile batı arasında stratejik bir köprü ve kültürel bir senkretizm merkezi görevi üstlenen Kommagene Bölgesi, günümüzde Adıyaman, Kahramanmaraş ve Gaziantep illerini kapsayan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yayılım göstermiştir. Bölgenin coğrafi sınırları batıda antik Kilikya Bölgesi’nden Amanos Dağları’na, kuzeyde ise Kapadokya Bölgesi’nden Toros Dağları’na kadar uzanmaktadır. Doğuda ve güneydoğuda Yukarı Fırat Nehri (Euphrates) ve Mezopotamya ile komşu olan bölgenin kuzey sınırı Nemrut Dağı ile belirlenmiştir. Güney sınırlarının ise Suriye topraklarıyla sınırlandığı ya da İskenderun (İssos) Körfezi’nden doğuya doğru, antik Zeugma (Belkıs Köyü) kentinin güneyine çekilecek bir hat ile sona erdiği kabul edilmektedir[1].
MÖ 1. binyıla ait Geç Hitit, Asur ve Urartu belgelerinde “Kummuh”, “Kut-mu-hi” ve “Kummuhi” adlarıyla anılan bölge, oldukça küçük bir yüzölçümüne sahip olmasına rağmen doğal kaynakları, jeopolitik konumu ve doğu-batı sentez kültürünü yansıtmasıyla ön plana çıkmıştır. Fırat’ın batısında ve Anti-Toroslar yayı içerisinde yer alan Kummuh (Kommagene) Ülkesi, Demir Çağı’nda Asur ve Urartu gibi büyük güçlerin denetimi altında, vergi veren yarı bağımlı bir tampon krallık konumunda bulunmuştur[2]. Tarih öncesi çağlardan Klasik Çağ’a kadar Mezopotamya ile Küçük Asya arasındaki ticareti kontrol eden; gümüş ve demir madenleri ile yoğun ormanlara sahip olan bölge, yaklaşık MÖ 550 yıllarından Büyük İskender’in Anadolu’yu fethine kadar Pers hakimiyetinde kalmıştır. Bölgenin adının ilk kez bu dönemde, yaklaşık MÖ 4. ve 3. yüzyıllarda “Kommagene” olarak kullanılmaya başlandığı bilinmektedir[3].
Stratejik bir bölge olma özelliğini Helenistik Dönem boyunca da sürdüren Kommagene, III. Antiochos (MÖ 222–187) döneminden sonra Seleukos Krallığı idaresi altına girmiştir. MÖ 162 yıllarına kadar Seleukos yönetimi altında Yunan ve Makedon kökenli valiler tarafından idare edilen bölgenin, Seleukos hakimiyetine başkaldıran son valisi Ptolemaios ya da başkent Samosata’ya (Samsat) adını veren oğlu Samos (MÖ 140–130) döneminde bağımsız bir krallık haline geldiği kabul edilmektedir[4]. Kommagene Krallığı’nın şüphesiz en önemli kralı, MÖ 1. yüzyılda hüküm süren I. Antiochos Theos’tur. “Dikaios, Epiphanes, Philoromaios ve Philhellen” unvanlarıyla tahta çıkan bu kralın mezar anıtı, Nemrut Dağı eteklerinde yer alan ünlü hierothesion (kutsal alan) ve tümülüstür. Kommagene Krallığı, Nemrut’ta yer alan bu mezar anıtının anıtsallığından da anlaşıldığı üzere I. Antiochos Theos döneminde en parlak çağını yaşamış; ancak III. Antiochos’un ölümünden sonra siyasi bir kriz sürecine girmiştir.
MS 17 yılında Roma İmparatoru Tiberius tarafından Kommagene Krallığı doğrudan Roma idaresi altına alınarak Suriye Eyaleti’ne (Provincia Syria) bağlanmıştır. Aynı dönemde Kapadokya’nın da Roma İmparatorluğu eyaleti olmasıyla, Fırat Nehri’nin batı kıyısına kadar olan sınırlar kalıcı biçimde genişletilmiş ve nehir hattı Roma ile Partlar arasında resmi sınır haline gelmiştir. Kommagene Bölgesi, Roma’nın doğu sınırındaki stratejik “tampon bölge” işlevini profesyonel bir askeri altyapı ile pekiştirmiştir[5]. Bu kapsamda bölgede özellikle Legio IV Scythica (Zeugma merkezli) ve Legio XVI Flavia Firma (Samosata merkezli) gibi önemli lejyonlar konuşlandırılmıştır[6].
Kommagene Bölgesi, Bizans ve İslam orduları arasındaki mücadelelerde de tarih boyunca sahip olduğu stratejik önemini korumuştur. İmparator I. Iustiniaus’un (MS. 527-656) Sasanilere karşı Fırat boylarını korumak üzere bölgede birçok kale yaptırdığı bilinmektedir. Dokuzuncu yüzyıl sonlarında Hamdani hükümdarı Seyf-üd Devle, bölgeyi Bizans'tan zapt ederek bir süre kendi hakimiyeti altında tutmuştur. 1066 yılında Selçuklu Türklerinin bölgeye gelmesiyle beraber Ayıntap (Gaziantep), Doliche (Dülük) ve Raban (Araban) gibi bölgenin kilit merkezleri ele geçirilmiştir.  Böylelikle 12. yüzyılda bölgenin idari ve canlılık merkezi tamamen değişerek güneye kaymıştır. Kommagene’nin Osmanlı hakimiyetine girişi 1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye Savaşları’ndan sonra gerçekleşmiş olup antik dönemden kalan askeri ve ticari yol ağları, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri’nde de bölgenin canlılığını sürdürmesini sağlamıştır[7].

DR. ÖĞR. ÜYESİ İREM ALBAYRAKTAROĞLU GÖKTAŞ

[1] Comfort, 2000: 99-126.
[2] Ergeç, 1995.
[3] Haupt-Lehmann, 1931:116.
[4] Facella, 2006.
[5] Speidel, 2009: 563-580.
[6] Mitchell, 1993.
[7] Ergeç, 1995.

KAYNAKÇA

Comfort, A. vd. (2000). “Crossing the Euphrates in Antiquity: Zeugma Seen from Space”, Anatolian Studies, 50,  99-126.
Ergeç, R. (1995). Güney Kommagene bölgesindeki antik dönem nekropol ve mezarları [Doktora tezi, Selçuk Üniversitesi].
Facella, M. (2006). La dinastia degli Orontidi nella Commagene hellenistico-romana, Pisa.
Haupt- Lehmann, C.F. (1931). Armenien einst und jetzt, Bd. II, 1. Hälfte, Orientalistische Literaturzeitung, 30, 487.
Mitchell, S. (1993). Anatolia: Land, Men and Gods in Asia Minor, Oxford.
Speidel, M. A. (2009). Heer und Herrschaft im Römischen Reich der Hohen Kaiserzeit, Stuttgart, 563-580.



Ana Sayfaya Dön